İstanbul

Taşı toprağı altın derler İstanbul için… Öyle çok insan bu topraktaki altin icin gelmis ki birazcik akilliysan altin kazanamasan da yeterli parayi kazana biliyorsun. Kazanir iken de bu kazanca gore giderin de artiyor. Ankaradaki durumu bilmem. Sadece askerlik zamanindan bilirim. Asker olarak hayatima devam etme sansim olsaydi evet ankara derdim.

Bu arada muzigimizi de verelim bir yandan calmaya baslasin 🙂

Doğma buyume izmirli oldugum icin istanbul is konsunda daha cazip gelmeye basladi. İs ile istanbula gelip gittikce istanbuldaki insanlari daha iyi tanimaya basladim. Herkes samimi herkes kanka herkes kankardes… Farklilik ise cikarlari kadar… Ürkmüs durumdayim resmen.

Mucadele eden erkek icin en buyuk endiselerden birisi gecim derdi diye dusunuyorum. Bunun yaninda evlilik cocuk es gibi durumlar da var ise iyice stres sahibi olabiliyor erkekler. Bu mucadelede hayatimiza aldigimiz yoldasimiz esimiz herseyimizin biz erkekleri ayakta tutmak icin girdigi stresler de ayri bir durum. Anne olmak hic kolay degil…

Erkekler icin askerlik kesinlikle yapilmasi gereken bir durum olmasini simdi daha da iyi anliyorum. O zaman ki olabilecek tum T.C. Vatandaslarinin turlu turlu huyunu suyunu ogrenmis gormus yasamis oluyorsun. Evet 20li yaslarda bu durumlar pek de ilgilendirmese de az da olsa gelecek zaman icin insanlari tanimaya yardimci oldugu kesin. 

En son istanbula gelmemde daha da iyi anladim ki ihtiyacim varsa degil ihtiyaci var ise pat diye sorusunu sorup maddi manevi istegini belirtmesi, diger zamanlarda ise havadan sudan seylerle vakti gecirmeye calismalari ciddi sekilde canimi sikti. O anda hayatin hangi kulvarinda nasil bir mucadele verildigini anlamadan 40 yillik arkadasin olsa da kendini dusunup destek olacagi yerde kendisi icin birseyler istemesi… 

Herkes kendine gore hakli… 

Herkesin dogrusu kendisi icin… 

Peki anlayisimiza ne oldu ? Hosgoruye ne oldu ? Insanliginiza ne oldu ?

Tesekkur ederim size…

Geç verilen kararlar…

Yaş otuzbeş yolun yarısı…

Bu yaşıma kadar hiç bir şey yapmamış olmak ne kötü…

Yazsam sayfalar da anlatsam ne fayda ?

Kime kimi anlatmış olacağım ?

Huzur ? Maddiyat ? Sevgi ? Aşk ?

Bir çok şey bu kadar basit iken hiçbir karar alıp devam ettirmemek küçük küçük isyanlarda bulunduruyor. Hele ki iki insanın anlaşabilmesi konusunda…

Pireyi deve yapmak, deveyi pire görmek boşa demiyorlar insan evladı çiğ süt içmiştir diye. En basitin den beş parmağımızı beşi de bir birine eşit değil.

Aklımdakileri yazamıyorum. Sebepsizce bir şey dur diyor…

Hadi iyi bakın kendinize…

Bir köşeye sıkışınca

Nerdeyse tüm gün rahatca yazabilecek iken saçma sapan bir yerde, köşeye çekilmiş telefonda kendimle konuşuyorum tekrardan…
Yaşananlar eskisi kadar yormuyor. İnsanların para için yaptığı dansözlük, söyledikleri bahaneler ws… yazık size inanlara ki bunların bir kısmı da işveren… Tabiki maddi olarak herşey bir yere. Anlık duyguların yaşattığı, kendi egolarını tatmin edenlerin oyununa kanmak, kendi boşluğumu doldurmak o kadar çok şey birikiyorki yeri geliyor herşeyi boşverip yeni bir yere kimselerin tanımadığı bir şehirde yaşamaya başlamak… Okumaya devam et Bir köşeye sıkışınca

Bir Kamp Etkinliği

Aslında bu şekilde herkesin okuya bildiği, görebildiği yerde bir şeyler paylaşmak ne kadar zormuş. Zamane koşullarının teknolojiyi yutması da ayrı bir durum. Piyasanın hareketsiz olması diye söylense de paranın tamamen sanal olarak piyasada dolaşmasından dolayı bir çok kişi işlerini çeviremez durumda. Çok garip bir durum tabi :/ Ekonomist olan kişiler bunu çok daha iyi yorumlayacaktır.

Sürekli birşeyler yazdığımda bilgisayarıma , telefonuma , evdeki sanal sunucuma kaydettiğim her cihaz bir şekilde bozuldu. Bilgisayarımın ekranı tamamen karardı. Cep telefonumun hafızası sıfırlandı. Evdeki sunucumun 6 TB lik diski bozuldu. Resmen bahtsız bedevi modunda bir sürece girmiş gibi hissediyorum.  Okumaya devam et Bir Kamp Etkinliği

Eski dostlar…

Ne kadar dost, sırdaş vb. gibi samimi olduğumuzu düşündüğümüz kişilerin bir süre sonra nasıl döndüklerine şahit olduğumuz da geçmişe dönük olan olumsuzluklar gözümüz de büyüyerek batmaya başlıyor. Sonuçta gerçekten zaman o kadar çok değişti ki kiminle ne paylaşman gerektiğini bilemiyorsun. Haliyle ketumluk tavan yapıyor insanda.

Seni x bir insanla tanıştırdıktan sonra o insanla görüşmek için tanıştırdığı insandan izin alıp selam veren bile var 🙂 Nasıl bir sahiplenmekse anlayamadım gitti. Hoş bu kişinin kendi durumuna baktığımızda bu huyuna sebep olan her şey ortada olduğu bir gerçek. Tanıştırdı diye söz hakkına sahip olduğunu düşünüyor sanırım hiper aktif arkadaş… Okumaya devam et Eski dostlar…